Parafikir

Doların Yükseliş Hikayesi

Doların Yükseliş Hikayesi

Doların Yükseliş Hikayesi

Dolar bizlere yükselişe geçeceğinin sinyallerini 2013 yılından vermişti aslında. Uzun süre ortalama bir kurda durup, 2018’in Ağustos ayında yükselişe doğru yönelmeye başlamıştı. Evet beklenen bir artıştı ancak bu artışın kontrol altına alınamaması ekonomik anlamda çok büyük zararlara yol açtı. Bu yıl, diğer yıllara göre daha hızlı bir artış olduğunu inkar edemeyiz. Türk Lirası, para birimleri içerisinde en kırılgan 5 para biriminden birisi haline geldi. Tam 8 aylık süreçte %30’a yakın bir değer kaybı görüldü. Dolar iki faktörlü etkilenmektedir. Siyasi, politik faktörler ve dolaylı yollar. Siyasi ve politik olayların, dış yatırımcıları tereddüte götürmesi ve güvensizliğe sürüklemesi aslında buna bir örnektir. Son dönemde ABD ile yaşadığımız gerilim üzerinden örneğimizi daha da kuvvetlendirebiliriz aslında. 15 Temmuz Darbe Girişimi, Rahip Brunson’un iade talebine karşı duruşumuz ve Bakanlarımıza yapılan sözde yaptırımlar yatırımcıların geri adım atmasına sebep oldu.

Yükselişe Bağlı Kur Şoku

Bugün aldığımız bir ürün ertesi gün fiyat olarak değişmiş olmaz ya da çok fark edilir bir yükselişe geçmez. Sadece para biriminde ki yükselişi vardır ve buda kur şoku olduğu anlamına gelir. Başta istihdamı ve faizi etkileyen bu şok yavaş yavaş kriz adımı anlamına da gelebilir. Kriz mi? dediğinizi duyar gibiyim… Ne yazık ki ithal ürünlerin fiyatlarında ciddi yükselmeler meydana gelebilmektedir. Kur şokunu yenebilmenin en etkili ve basit yolu üretimdir. Biz ülke olarak eğer üretim yapabiliyor ve bu üretimin satışını gerçekleştirebiliyorsak kur şokuyla kısa süreli muhatap olmuş oluruz.

Kriz mi?

Bu aralar lafının en çok geçtiği, medyada ve çevrede duymaktan bıktığınızı düşündüğümüz krizden birazda söz edelim. Beklenenin ya da sınırının üzerinde mal, hizmet ve dövizlerde görüler değişikliklerdir. Bu değişikliklerin de sebebi yatırımcıların beklenmedik hareketlerine ve geri çekilmelerine bağlıda yaşanabilmektedir. Bunlara bağlı kriz hareketlenmesi hız kazanır ve alım gücünü zorlaştırır. Kriz dolaylı yollardan doların yükselişine bağlı yaşanıyor olsa da tamamen dolara bağlı değildir. Krizin yapı taşlarını üretimden çok tüketim yapmamız oluşturuyor. Sürekli tüketime bağlı sürdürdüğümüz politika bir süre sonra dışarıya bağlılığımızı arttırıyor. Tüketimde dışarıya bağımlılığımız artınca döviz de ki değişimler bizi etkilemiş oluyor.

Bir önceki yazımız olan Hayvan alımı hibesi belli oldu başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ